Bir zamanların ünlü mesire yeri Kozağaç ilgi bekliyor


- Kozağaç'a bir gezinti -

Buca Mustafa Kemal Mahallesini, Kozağaç tepelerine bağlayan otobanın altındaki yoldan geçiyor ve etrafa bir göz atıyoruz. Bir zamanlar Bucalıların piknik yerleri olan bu bölgeler günümüzde tamamen parsellenmiş. Öylesine parsellenmiş ki Kozağaç kaynağına zorlukla, arazilerin sınırını oluşturan ufak bir toprak patikayla ulaşabiliyoruz. Kozağaç kaynağının olduğu mağara ve çevresine ulaştığımızda manzara bizi hayal kırıklığına uğratıyor. Bölgede arazisi olanlar, borularla kaynaktan su almak için kaynak ve çevresini kazarak bölgeyi mahvetmiş. Her taraf mağaraların ve çevresinin kazılmasıyla ortaya saçılan taş parçalarıyla dolmuş. Bölgede bir kaç tane su deposu inşa edilmiş ve çevrenin doğal dokusunu bozmuş. Ayrıca kaynağın çevresindeki cam şişeleri de, bölgenin zaman zaman içkiciler tarafından da kullanıldığını gösteriyor.

Günümüz yaşamının ve insanoğlunun getirdiği tüm olumsuz etkilere rağmen, kaynak ve çevresi heybetini tamamen yitirmemiş. Kaynaktan az da olsa su geliyor. Ancak bölgeyi mesire yerine dönüştürecek miktarda ve kalitede değil. Kaynağa yerleştirilen borular da görüntüyü fazlasıyla bozuyor. Yunan Yazar Kararas'a göre, Osmanlı Dönemi'nde Kozağaç'tan gelen sular, soğuk yeraltı sularıymış ve bir mağaradan çıkarmış. Mağara olarak suyun günümüzde çıktığı yer mi kastedilmiş anlamak mümkün değil ancak yukarıdaki diğer mağaralara bakıyoruz ve başka bir su kaynağı bulamıyoruz. Bir mağaranın ağzının kazılarak ciddi bir şekilde tahrip edildiği görülüyor. Ayrıca aynı yerde ateş yakılmış. Buradan da diğer kaynakların insan etkisi dolayısıyla yok olduğunu tahmin etmek çok da zor olmuyor.

Türkçe'de koz, ''ceviz'' anlamına geliyor. Yunan yazar Kararas ise kitabında Kozağaç'ın ''büyük ağaç'' anlamına geldiğini belirtmiş. Kozağaç'a adını veren devasa ağaçlar halen var. Elbette geçmişteki kadar çok değiller ancak yine de onların varlıkları bile bölgeye güzel bir görüntü veriyor.

- Bir zamanlar Kozağaç -

Bugün Buca'da yaşayanların çoğu Kozağaç deyince Buca'nın bir mahallesi olarak anlıyorlar. Halkın çoğu bir zamanların ünlü mesire yeri Kozağaç'tan bile habersiz. Ancak eski zamanlarda Kozağaç, İzmir'in en ünlü mesire yerlerinden biriymiş. Kaynaktan gelen bol suları ve yemyeşil doğasıyla buraya gelen insanlar, eve dönmek bile istemezlermiş. Cumhuriyetten önce de Rumlar ve Levanten aileler tarafından da sıklıkla tercih edildiğini eski kaynaklardan anlıyoruz. Rivayete göre Mustafa Kemal Atatürk de İzmir'e geldiğinde Kozağaç'a uğramış ve burada piknik yapmış. O zamanlar Kozağaç çok ünlü bir yermiş. Sonraki yıllarda da Bucalılar tarafından sıklıkla kullanılmış. Buca'da Kozağaç'a haftasonları ve bayramlarda otobüsler kaldırılırmış. Ayrıca bölgede pek çok meyve ağacı ve zeytinlikler bulunurmuş. 1980'lerdeki şehirleşme sonrasında giderek bozulmuş. Önce Kozağaç'ın altındaki diğer çeşmeler kapatılmaya başlanmış. Sonrasında Kozağaç kaynağı da insanoğlunun tahribi dolayısıyla çok az akar hale gelmiş. Günümüzde sahip çıkılmazsa giderek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

- Kozağaç halen kurtarılabilir -

Kozağaç, insanoğlunun etkisi sonrası her ne kadar eski şanlı günlerinden uzakta olsa da, tamamen umutsuz bir durumda da değil. Kaynak halen akıyor ve sular halen kurtarılabilir. Üst taraf askeriye olduğu için şu anda bir yapılaşma da söz konusu değil. Ayrıca bölgede halen çok sayıda ağaç var. İlgililerin düzenlemesiyle halen bir mesire haline getirilebilir. Elbette bunun için bir rant beklenmeden, samimi bir çalışma gerekecek. Tüm şehirleşme ve değişime rağmen, güzelliğiyle bir zamanlar Rum şarkılarına bile konu olan Kozağaç, bugün bir köşede sessizce ilgiyi ve kurtarılmayı bekliyor. 



Kaynak: atalarimizintopraklari.site123.me